Anasayfa / Makaleler / Salgın döneminde 1 Mayıs’ta yapılabilecekler rehberi

Salgın döneminde 1 Mayıs’ta yapılabilecekler rehberi

İnsanlık tarihinin en ciddi salgınlarından birini yaşadığımız bir dönemde 1 Mayıs’a giriyoruz. Chicago’da 1 Mayıs 1886’da 8 saatlik iş günü talebiyle başlayan grev ve kitlesel eylemlerin öncülüğünü yapan anarşist işçilerin bir devlet komplosu sonucu idam edilmesiyle simgeleşen ve 1889 yılındaki 2. Enternasyonal toplantısında “İşçilerin uluslararası birlik ve dayanışma günü” olarak ilan edilen 1 Mayıs’ın işçi sınıfının mücadelesinde simgesel değeri hala devam ediyor. Dünya çapında milyonlarca kişinin işsiz ve açlıkla karşı karşıya bırakıldığı, milyonlarcasının ise doğru düzgün önlem alınmayan iş yerlerinde hastalık ve ölümle burun buruna çalışmak zorunda kaldığı bir dönemde, bu 1 Mayıs işçi sınıfı için gücünü göstereceği bir gün.

Dünyanın pek çok yerinde devam eden karantina ve sokağa çıkma yasaklarının yanı sıra salgın riskinin gerekli kıldığı sosyal sosyal mesafe zorunluluğu nedeniyle bu 1 Mayıs’ta muhtemelen kitlesel gösteriler yapılamayacak. Ancak yaşam koşulları giderek kötüleşen, hastalık ve ölümle burun buruna bırakılan emekçilerin öfkesi dünyanın her yerinde alttan alta birikirken egemen sınıflar bu 1 Mayıs’ın sessiz sedasız geçeceğini veya “sosyal medya eylemleri” ile geçiştirileceğini sanıyorsa yanılıyorlar.

Dünyanın dört bir yanında emekçiler, ilk kez karşı karşıya kaldığımız bu özel duruma rağmen mücadele yol ve yöntemleri geliştiriyorlar. Biz de bugüne kadar yapılan eylemleri gözlemleyerek, 1 Mayıs sürecinde – ve elbette sonrasında- neler yapabileceğimize dair bir liste oluşturmaya çalıştık.

  1. Sokakları süsleyelim: Afişler, pankartlar, etiketler, yazılamalar vb. tarih boyunca emekçilerin kendisini ifade ettiği, tepkisini gösterdiği ve sınıf kardeşlerine seslendiği araçlar olmuştur. Bu koşullarda bu araçları daha fazla kullanabiliriz. 1 Mayıs’a sayılı zaman kaldığı günlerde sokakları sloganlarımızla süslemek, biz buradayız demenin iyi bir yolu olabilir.
  2. Sesimiz ve öfkemizle sokakta olacağız: Başka bazı ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de 1 Mayıs’ta sokağa çıkma yasağı ilan edilecek gibi gözüküyor. Egemenler yalnızca çalışmak ve onlara para kazandırmak için sokağa çıkmamızı arzu ediyor olabilirler ama sesimizin ve öfkemizin sokağa çıkmasını engelleyemezler. Evlerimizin camlarından pankartlarımızı sallandırmamıza, bulunduğumuz sokakları gün boyu sınıf mücadelesinin içinden çıkmış ezgilerle ve sloganlarla doldurmamıza engel olamazlar.
  3. Sağlıksız çalışma koşullarına karşı grev: Sokağa çıkma yasağı ilan edildiği günlerde dahi “çarklar dönsün” diye pek çok iş yerinde çalışma devam ediyor. 1 Mayıs’ta da sırf patronların işleri aksamasın diye sağlıksız koşullarda çalışmaya zorlanacak binlerce işçi olacak.  Sağlık gibi zorunlu işler dışında çalışmak zorunda bırakılan işçiler 1 Mayıs’ta üretimi tümüyle veya kısmen durdurabilir. Bunun için sendikaların çağrısını beklemeye asla gerek yok, çalışma arkadaşlarımızla anlaşmamız yeterli.
  4. Ödemiyoruz, ödeyemiyoruz: Pek çoğumuz bu salgın nedeniyle işimizi kaybettik veya ücretsiz izne çıkartıldık. Geleceğimiz de pek parlak gözükmüyor. 1 Mayıs bizim için yeni kira günü demek, faturaların eli kulağındadır demek. Faturaları ve kiraları ödemiyoruz, ödeyemiyoruz demek için 1 Mayıs güzel bir başlangıç anı olabilir. Dünyanın dört bir yanında 1 Nisan’da başlayan “kira grevi”ne daha önce önceden başlamadıysak 1 Mayıs’tan itibaren başlayabiliriz, bu eylemin yaygınlaştırılması için çaba harcayabiliriz.
  5. Gelecek günlere hazırlan: Bu 1 Mayıs’ta belki sokaklar boş kalacak ama biz boş durmayacağız. Siyasetçilerin bizi avutmak için dediği gibi “bugünler de geçecek” ve sokakları, meydanları dolduracağımız günler gelecek. Ama o zaman onların umdukları gibi olmayacak, dünya çapındaki bu korku dolu bekleyişin ardından dünyanın dört bir yanında patlak verecek büyük “sokak festivalini” beklemek hayalcilik değil. 1 Mayıs süreci ve sonrası arzu ettiğimiz dünya için propaganda yapmanın, sınıf kardeşlerimizi bilgilendirmenin, onlarla tartışmanın ve örgütlenmenin tam zamanı. 1 Mayıs’ı bunun için de değerlendirebiliriz. Arkadaşlarımızla yazılar, kitaplar paylaşabilir, tartışmalar ve ortak sohbetler gerçekleştirebiliriz. (Önerebileceğimiz bazı yazıların linklerini aşağıda paylaşıyoruz.)
  6. Önerileri çoğalt: Dünyadaki farklı hareketlerden ve deneyimlerden esinlenerek, bizim aklımıza gelen öneriler bunlar. Fakat tartışarak (ve yaparak) daha başka pek çok önerileri ortaya çıkartabiliriz. Şimdilik son önerimiz bu ama ne yaparsak yapalım, onlar bilsinler ki, biz öfkemiz birikiyor ve biz ayaktayız.

1 Mayıs’ta okuyabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bazı yazılar:

1 Mayıs’ın Anarşist Kökeni -WSM

Liberter Komünizm: Bir Giriş

Anarşizm: Teoriden Pratiğe – Daniel Guérin

Liberter Komünistlerin Örgütsel Platformu – Dielo Truda Grubu (1926)

Liberter Komünizm – Isaac Puente

Kriz İçindeki Dünya İçin Bir Alternatif İspanya 1936-1939: Liberter Kolektiflerin Ekonomisi

Adresi kontrol edin

Türkiyeli ve Yunanistanlı anarşistlerden Doğu Akdeniz’deki gerilime karşı ortak bildiri

Doğu Akdeniz’de giderek artan gerilime karşı Türkiye’den Devrimci Anarşist Faaaliyet (DAF) ve Yunanistan’dan Anarşist Politik …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir