Barselona’nın Can Batllo Yerleşkesi ve İspanyol Anarko-Sendikalizmin Bugünü – Batur Özdinç

kategori:

Barselona’ya 2003 yılının Ekim ayında gitmiştim; gittiğim günlerde anarko-sendika CGT’nin örgütlediği uluslararası alternatif sendikalar toplantısı yapılıyordu. O yıllarda kent genelinde sayısının elli hatta yüze yakın olduğu söylenen işgal-evleri (squattler) vardı; ben de bunlardan birisinde kalmıştım.

Aradan geçen yirmi küsur yıl, turizmin daha da yoğunlaşması, popüler kent merkezlerinin ranta daha çok maruz kalması ve mekânların hızla “değer” kazanmasıyla birlikte, kapitalizmin finansal (ve elbette devlet şiddetine dayalı) gücünü arkasına alan kapitalist girişimlerin (restoranların, mağazaların vb.) işgal-evlerini (squattleri) “yeniden-işgal” etmesiyle sonuçlanan, kentsel mekânın iğreti bir tür dönüşümünü de beraberinde getirmiş. Benzeri süreçler, (İstanbul vb.) başka kentlerde de yaşandı elbette. Ancak bu kapitalist işgal Barselona’da daha etkili olmuş gibi görünüyor.

Can Batllo

İlk gelişimde tanıştığım CGT’nin eski uluslararası ilişkiler sekreteri Angel’e gitmeden önce ulaştım. Aradan geçen süre içerisinde emekli olmuş ama halen anarşist bir vakıf için çalışmaya devam ediyor. Beni Barselona’nın mahalleliler ve anarşistler tarafından fiilen “el konulan” eski tekstil fabrika yerleşkesi Can Batllo’ya davet etti.

Can Batllo’nun öyküsü gerçekten ilgi çekici; eski tekstil fabrikası olan yapılar, 1970lerde “sanayisizleşme” sürecinin bir yansıması olarak işlevsiz kalıyor. 1976’da belediye bu alanda sosyal konut projesi ve yeşil alanların düzenlenmesini öngören imar planını onaylıyor; ancak aradan geçen uzun yıllar boyunca plan uygulamaya konulmuyor. 2009’da mahalle sakinleri bir-araya gelerek alana fiilen “el koyacaklarını” ilan ediyor ve belediyeden vaat edilen düzenlemeleri yapmasını talep ediyorlar. Sonunda belediye 2011’de 50 yıllığına Can Batllo’yu (sanırım bedelsiz olarak) mahalle sakinlerinin inisiyatifine bırakmayı kabul ediyor.

“Mahalle sakinleri” ile birlikte anarşistler mekânları fiilen kullanıyorlar. Tamamen özyönetime dayalı olarak işleyen bu mekânlardan bazıları; büyük bir halk kütüphanesi (kapalıydı içerisini göremedik), bir kreş-anaokulu, bir cafe-bar, toplantı salonu, (tırmanma rampası bile olan) spor salonu, bira atölyesi, çok kapsamlı bir arşive sahip olan ve ismini suikastla katledilen bir anarko-sendikalistten (Salvador Segui’den) alan anarşist bir vakıf, anarşist bir yayınevi (Can Dündar’ın kitabını da basmışlardı), (hem çok-eski/antika hem de yeni baskı makineleri olan) anarşist bir matbaa ve daha başka pek çok mekân. Belediyenin tek yaptığı şey ise, alanın bitişiğindeki büyükçe bir park.

Mahallelinin yoğun olarak kullandığı ve tamamen öz-inisiyatifle sürdürülen bir alan olarak, büyüklüğü ve mekânların çeşitliliği gerçekten etkileyiciydi. Angel’e işgal-evlerinin durumunu da sordum, eskisi kadar çok sayıda olmadıklarını ve yalnızca birkaç ay süren işgaller olabildiğini söyledi. Ancak yine de Can Batllo’daki hareketlilik içime biraz olsun su serpti.

Unutmadan; Can Batllo’yu kesinlikle bir tür turistik alan olarak değerlendirmemek ve “rota”ya falan da eklememek gerekiyor; burası gerçek bir özyönetim mekanı, özellikle akşam saatlerinde mahalleli tarafından aktif olarak kullanılıyor ve “marjinal” bir alan değil!

Anarşist Sendikaların Bugünü

Anarşist sendikaların durumuna gelince; -bilmeyenler mutlaka vardır- 1980lerde CNT sendikası (Franko sonrası dönemde) yeraltından çıktıktan bir süre sonra ikiye bölündü ve (diğerlerince reformist olarak nitelenen) işçi temsilciliği seçimlerine katılmayı benimseyen kanat CGT adıyla örgütlendi. Uzun yıllardır CGT, CNT’ye kıyasla çok daha faal görünüyor; şu an için (Angel’in aktardığına göre) 85 bin fiili üyesi var ve bunların 25 bini Katalonya bölgesinde. Bazı kaynaklara göre ise üye sayısı 2023’te 100 bini geçmiş ve İspanya’daki dördüncü büyük sendikal yapılanma olduğu belirtiliyor. Aslında CGT’nin etkisi üye sayısından çok daha fazla; çünkü sosyalist ve komünist partilere yakın diğer sendikalar kadar olmasa da, işçi temsilciliği seçimlerinde yüzbinlerce emekçiyi temsil yetkisi kazanıyorlar.

CNT’nin 2016’da fiilen ikiye bölünmesiyle sonuçlanan ve pek fazla bilinmeyen bir başka süreç daha var. Tarihsel anarko/devrimci-sendikalist enternasyonal içinde örgütlenmeye devam eden (sayıca küçük olan) grup CNT-AIT ismini kullanırken, çoğunluğu oluşturan diğer CNT ise ICL-CIT adı altında yeni bir enternasyonalist yapılanma oluşturmuş. Kalabalık olan gruba ulaşma şansım olmasa da, Madrid’de her akşam ikişer saat açık olan CNT-AIT bürosuna uğradım; işin traji-komik yanı, diğerini enternasyonale yeterince önem vermemekle suçlayan grubun bürosunda İngilizce bilen hiç-kimseyi bulamadığımdan verimli bir görüşme yapamamamdı.

Bu arada, ne yazık ki bu iki yapılanma arasında büroların ve isim hakkının mülkiyeti gibi konularda bir dava süreci de yaşanmış; davayı kaybeden CNT-AIT grubu diğerini reformizm ve merkeziyetçilikle suçluyor. Gözlemlediğim kadarıyla her iki CNT de CGT kadar aktif değil; son yılları iç-çekişmelere odaklanarak geçiriyor gibiler. Bununla birlikte, CNT (kalabalık olanı) son dönemde Gijon kentindeki La Suiza pastanesinde, işverenin hamile bir kadın çalışana yönelik tacizine müdahil olmaları nedeniyle hapis cezası alan üyeleriyle ismini duyurdu. “La Suiza Altılısı” olarak anılan ve çoğunluğunu kadınların oluşturduğu sendikacılar 2017’de başlayıp 2025 Temmuz ayında sonuçlanan süreç sonucunda 3,5’ar yıl ceza aldılar ve hapse girdiler. Geceleri cezaevinde geçirme zorunluluğu olan bir tür açık cezaevi sisteminde olsalar ve muhtemelen 2027 ilkbaharında denetimli serbestliğe tabi olma ihtimalleri bulunsa da, sol ve anarşist kamuoyunun desteğine rağmen, özgürlüklerini tam olarak elde edebilmiş değiller.

Anarko-sendikalist yapılanmalardan bir diğeri ise, tarihi anarko-sendikalist dergi Solidaridad Obrera (İşçilerin Dayanışması) ismi altında örgütlenen en küçük (ve muhtemelen daha radikal) olan sendika. Barselona metrosunda örgütlü olduklarını biliyorum ama pek de ortalıkta görünmüyorlar.

Bu ayrımlar ümidimizi kırmasın; yine de güzel gelişmeler var. 2023 Nisan ayında CGT, CNT ve Solidaridad Obrera eylem birlikteliği konusunda uzlaştıklarını kamuoyuna duyurdular. Ayrı ayrı örgütleniyor olsalar da, bu gelişme geleceğe yönelik iyi bir işaret olarak okunabilir.

Yirmi yıldan fazla zaman sonra Barselona ve Madrid’deki anarko-sendikalist ve anarşist harekete dair gözlemlerim bunlardan ibaret. Barselona’da yaşadığım talihsiz bir olay nedeniyle İspanya gezim beklediğim kadar iyi geçmese de, şahsen ne ben yıkıldım, ne de -tüm tökezlemelerine karşın- İspanyol anarko-sendikalist geleneğini yıkılmış gördüm. Aktardığım bu deneyimlerin yaşadığımız coğrafyaya bir şekilde ilham kaynağı olması dileğiyle.

Kısaltmalar:

CGT – Confederación General del Trabajo / Genel Emek Konfederasyonu

CNT – Confederación Nacional del Trabajo / Ulusal Emek Konfederasyonu

ICL-CIT – International Confederation of Labour – Confederación Internacional del Trabajo / Uluslararası Emek Konfederasyonu

AIT – Asociación Internacional de los Trabajadores / Uluslararası İşçiler Birliği


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir