Anasayfa / Makaleler / Küresel paylaşım savaşına karşı uluslararası mücadeleye

Küresel paylaşım savaşına karşı uluslararası mücadeleye

English

Kapitalist düzen kriz ve savaş üretirken halklar giderek derinleşen kaos ortamında yoksulluk, açlık, ölüm tehdidi ve sefalet içinde yaşamak zorunda bırakılıyor. Kafkaslar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika küresel paylaşım savaşının ön cepheleri halini almış durumda. Avrupa, Rusya ve ABD gibi bölgelerde ise bu savaş şimdilik mülteci krizi, şehirlerde patlayan bombalar, artan yabancı düşmanlığı, baskı, siyasal istikrarsızlık ve toplumsal huzursuzluk olarak yansıyor.

2011 yılında bu yana emperyalist güçler tarafından kışkırtılmış bir iç savaşla yerle bir edilen Suriye ve ABD’nin 2003 yılındaki işgalinden bu yana ağır bir yıkım yaşanan Irak bu küresel paylaşım savaşının en sıcak cepheleri. Bu bölgelerdeki savaşa ABD’den Rusya’ya, Almanya’dan İngiltere’ye, Türkiye’den İran’a farklı çıkarlara ve hedeflere sahip bir çok devletin, doğrudan ve bölgede destekledikleri yerel güçler aracılığıyla dahil olmuş olması süreci içinden çıkılmaz hale sokuyor. Milyonlarca insanın yaşamını yitirmiş, sakat kalmış, evlerini terk etmek zorunda bırakılmış olmasına rağmen devletler ve hizmetinde oldukları egemen sınıflar kana ve acıya doymuyor.

İdlib’deki kimyasal saldırıdan sonra ABD’nin Suriye Ordusu’na ait Şayrat Hava üssünü vurması bölgedeki kaosun daha da derinleşmesine neden olacak bir dönemin işareti. Bu gidişat bir şekilde durdurulmadığı sürece savaşın daha da yayılacağı ve şiddetleneceği anlaşılıyor.

Tüm taraflarının savaşı sürdürmek ve yeni saldırılar yapmak için gösterdikleri haklı, “kutsal” sebepler gerçek nedenlerin üzerini kapatmak için uydurulmuş bahanelerden ibaret. Farklı devletler güçler, bölgedeki kronikleşmiş sorunları istismar edip, bölgedeki farklı unsurların desteğini alarak kendi çıkarları için bu savaşı sürdürüyor. Bu savaşın sürmesinin asıl nedenin bölgedeki kaynakların, alt yapının, onlar adına çalışacak ve savaşacak insan gücünün, pazarın ve stratejik olarak önemli alanların paylaşımı olduğunu biliyoruz. Savaş sürdükçe silah tüccarlarından, inşaat firmalarına pek çok kapitalistin bundan çıkar sağladığını da biliyoruz. Bizim bilmediğimiz başka planlar, başka hesaplar da olabilir ama kuşku duymadığımız tek şey bu paylaşım savaşında dört bir yanındaki milyarlarca emekçinin hiçbir çıkarı olmadığı. Tam tersi savaş bölgelerinde yaşamaya çalışanlar başta olmak üzere dünyanın her yerindeki emekçiler bu savaştan doğrudan zarar görüyor.

Ve bu savaşı yine ancak dünyanın dört bir yanında yaşayan biz emekçiler durdurabiliriz. Bizler milyonlarca insanın yaşamını yitirdiği bu paylaşım savaşının herhangi bir tarafını destekleyemeyiz. Farklı uluslardan, dinlerden ve mezheplerden insanların birbirini katlettiği hiçbir savaşın tarafı olamayız. Kendi devletlerimize dur demediğimiz sürece sonu belirsiz bir noktaya gittiğimiz anlamak zorundayız. Bu savaşın tüm tarafları suçlu, haklı olan kimse yok. Bizlerin de başka devletleri suçlamadan önce dönüp kendi yöneticilerimizden hesap sorma ve savaş politikalarını durdurmalarını talep etmek gibi tarihsel bir sorumluluğumuz var. Suriye başta olmak üzere çatışmaların sürdüğü her yerde acil, şartsız ateşkesin sağlanması, başka devletlerin müdahalesinin son bulması ve tüm tarafların içerisinde yer alacağı bir barış sürecinin başlaması için mücadele etmeliyiz.

Asla unutmamamız gereken; devletlerin bizi sömüren bir grup azınlığın çıkarına hizmet ettiği. Sizi kandıran politikacılara ve bizleri birbirimizle düşmanlaştırmaya çalışanlara inanmayın. Yalnızca sınıf kardeşlerinize inanın. Birbirimize inanmaktan ve hep birlikte bu savaşa dur demekten başka şansımız yok. Bizi köleleştirenlere sefalete mahkum edenlere karşı mücadele ateşini yakalım.  Zaman kaybetmeden bulunduğumuz her yerde bunun için ne yapmamız gerektiğini tartışmaya başlayalım ve harekete geçelim. Dünyanın dört bir yanında yaşamlarını sürdüren emekçiler olarak haykıralım:

Uluslararasında Savaşa Hayır! Yaşasın Halkların Kardeşliği!

Yeryüzü Postası

Adresi kontrol edin

Küresel salgına karşı küresel devrimci mücadele hattını örmeliyiz! – Devrimci Otonomlar

Devrimci Otonomlar’ın 1 Mayıs için yayınladığı bildiri: Normale dönmek istemiyoruz! İnsanlık için tahribatı büyük olan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir